KİTAP

HERKES İÇİN-Av. Nilay PARLAR`ın köşe yazısı

14.03.2012 12:54:51 0
KİTAP

Bursa Tüyap Kitap Fuarı, 10.03.2012 tarihinde başladı. Önümüzdeki hafta sonu da sona eriyor. Bitmeden mutlaka gitmenizi tavsiye ediyorum. Kitapları ve kitap okumayı çok seven biri olarak, uzun süren kış günlerinin kasveti ile üzerime çökmüş gri bulutların hepsinden yarım saatte kurtuldum diyebilirim.

            Bir çok yazar da, kitaplarını imzalamak ve okurları ile buluşup konuşmak için bekliyor sizleri orada. Aynı zamanda her gün farklı söyleşiler de düzenlenmiş. Kesinlikle kaçırılmaması gereken bir kitap fuarı.

 

YOLLAR

            Bıktım tükendim artık, İnegöl’deki yolların bozukluğunu dile getirmekten. Bazen çok mu acımasız eleştiriyorum acaba diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Ama ardından yola düşünce, eleştirilerimin az kaldığını düşünüyorum.  Bu kadar rezil asfalt nerede görülmüş? Taşı olan düşürür, hamile olan resmen doğum yapar bu yollarda… Zaten İnegöl içerisindeki trafik sorunu almış başını gidiyor, bir de yollar bozuk olunca, insan gideceği yere ışınlanmak istiyor.

 

BAZEN SUSMAK GEREK

            Köşe yazısı yazmaya başladığım günden bu yana, daha bir karamsar oldum. Olaylara olabildiğince objektif yaklaşarak, yapılan hataları dile getirip karşılığında herhangi bir ilerleme görmeyince, insanın canı daha da sıkılıyor. Hele de bazen, yetkili merciiler eleştirileri anlıyor ancak işlerine geldikleri gibi cevap veriyor ya, işte o zaman söylenecek bir şey kalmıyor.

Bir çok konuda, sadece ben de değil, diğer siyasi partiler, çeşitli sivil toplum örgütleri tarafından da eleştiriler yapılıyor, dillerde tüy bitiyor ama netice aynı.

            Bir birimin –ister ilçe ister ülke olsun- yönetiminde, tüm vatandaşları kucaklayan ortak bir akıl mutlaka vardır. Yöneticilerin “ben yaptım oldu” mantığından sıyrılarak, ortak akla danışması, birlikte en doğruyu, en güzeli bulma arayışına girmesi gerekmektedir. Oysa ki ülkemizde ve ilçemizde öyle mi?

            Her zaman savunduğum gibi, yerel yönetimlerin siyasi partiler üstü olması gerekir. Bir partinin adayının, yönetime gelmesi, özellikle de günümüzde iktidar partisinde olduğu gibi, tepedeki ne derse onu yapma zihniyetini doğurur. Oysa ki ortak akıl ile yönetimde, kazanan taraf her zaman vatandaştır.

            İnegöl’ümüz için de aynı şeyleri söylemek mümkün. Sayın milletvekilimiz Hüseyin ŞAHİN, milletvekili olmasının ardından, sürekli ortak akılla bir şeyler yapılabileceğini dile getirmiştir. Bunun için birkaç girişimi de olmuştur. Ancak bu girişimlerden herhangi bir netice elde edilememiştir. Lafla peynir gemisi yürümüyor maalesef.

            En son ülke genelinde yaşanan meşhur 4+4+4 kavgasını hepiniz görmüşsünüzdür. Milletvekilleri, bizler tarafından seçilen ve bizleri temsil eden vekiller resmen birbirlerine girdi. Neden? İktidar partisi milletvekilleri, kendi istedikleri düzenlemeyi kabul ettirebilmek adına, muhalefet partisi milletvekillerini zor kullanarak salona sokmadı. Bu nerde görülmüş? Bu nasıl bir yasama tarzı?

            Ortak aklı hiçe sayarak, kendi istediğini zorla kabul ettirme, cumhuriyetlerde değil, diktatörlüklerde olur. Ülkemiz, günümüzde maalesef bu şekilde yönetiliyor. Tepedeki durum böyleyken de, yerelde, iktidar partisi temsilcilerinden insaf beklemek olmuyor haliyle.

                Yerelde bir çok konuda, ortak aklın dile getirdikleri hiçe sayıldı. Ben yaptım oldu mantığı ile çok şey yapıldı, yapılmaya da devam ediyor. Buna bir çok örnek verilebilir. Yereldeki trafik sorunu, yeni hastane inşaatı, otopark sorunu, mesleki eğitim kampüsü… vs. Saymakla bitmez bunlar. Çözüm? Ortak akıl. İnegöl’de bizler yaşıyoruz. Hepimiz İnegöl için en iyisini istiyoruz. Hep birlikte çok daha güzel bir İnegöl yaratabiliriz.

  • BIST 100

    17339,86%0,88
  • DOLAR

    45,89% 0,46
  • EURO

    53,41% -0,06
  • GRAM ALTIN

    6711,46% -0,08
  • Ç. ALTIN

    10796,08% 0,00