Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi'nde Yapay Zeka ve Gelecek Vizyonuyla Yeni Akademik Yıl Başladı

Üniversitede 2026-2027 akademik yılı açılış töreninde yapay zeka, eğitim modelleri ve geleceğin gençlik vizyonu tartışıldı.

Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi'nde Yapay Zeka ve Gelecek Vizyonuyla Yeni Akademik Yıl Başladı
EĞİTİM 29.09.2026 12:08:43 0

Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi’nde Yeni Akademik Yıl Heyecanı

Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi bünyesinde, 2026-2027 akademik yılına ilişkin açılış töreni büyük bir katılımla gerçekleştirildi. Düzenlenen program kapsamında; yapay zekâ teknolojilerinin eğitim süreçleri üzerindeki dönüştürücü etkileri, modern dünyada değişen meslek dalları, gelecek neslin sahip olması gereken temel yetkinlikler ve yükseköğretim kurumlarının temel amaçları detaylı bir şekilde ele alındı. Ayrıca, Beykoz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Burak Küntay tarafından, "Değişen Dünyada Türkiye" başlığı altında sunulan ilk dersin içeriği de katılımcılarla paylaşıldı.

Törenin Başlangıcı ve Protokol Konuşmaları

Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen resmi program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından kurumun tanıtım filmi ile açılış yaptı. Törenin devamında; kurumun Rektörü Prof. Dr. Bekir İnce, İcra Kurulu Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Elmas, Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Talip Emiroğlu ve TBMM İdare Amiri ile İstanbul Milletvekili Hasan Turan kürsüye çıkarak önemli konuşmalar gerçekleştirdiler.

Bilgi Üretiminde Teknolojik Dönüşüm

Koca1eli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bekir İnce, yaptığı konuşmada küresel ölçekte ekonomik yapıların, çalışma metodolojilerinin ve mesleklerin köklü bir değişim geçirdiğini vurguladı. İnce, dünya genelinde hakim olan jeopolitik belirsizliklerin sadece Türkiye'yi değil, tüm dünyayı etkilediğini ve bu durumun yeni iş birlikleri ile farklı alanlara yönelmeyi zorunlu kıldığını belirtti. Konuşmasında Köroğlu’nun "Delikli demir icat oldu, mertlik bozuldu" dizelerine atıfta bulunarak, bu dizelerin yüzyıllar öncesinden yapay zekâya yönelik bir işaret barındırdığını ifade etti. Yapay zekâ ile birlikte bilgiyi üretme, yeniden yapılandırma ve değerlendirme biçimlerinin kökten değiştiğini kaydeden İnce, akademik camia ve öğrencilerin bu yeni gerçekliklere uyum sağlamak ve var güçleriyle bu süreci yönetmek için çalışmak zorunda olduklarını dile getirdi.

Yapay Zekâ Destekli Eğitim Modelleri

Üniversitenin İcra Kurulu Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Elmas, kurumda uygulanan yapay zeka destekli eğitim modelinin detaylarını aktardı. Elmas, günümüzde yapay zekânın öğrencilerin muhakeme yeteneğini kısıtladığına dair tartışmalara değinerek, kurumun bir buçuk yıldır üzerinde çalıştığı ve bahar döneminden itibaren hayata geçirdiği modelin bu sorunlara çözüm sunduğunu belirtti. Bu modelin temelinde, dersin bilgi aktarım kısmının minimize edilmesi yatmaktı. Elmas, 3 saatlik bir ders süresinde öğretim üyesinin sadece 25-30 dakika boyunca teorik bilgi aktarımı yapacağını, kalan sürenin ise yapay zeka destekli sistemler aracılığıyla öğrencilerin muhakeme yapabilmeleri için ayrılacağını açıkladı. Sistemin, bireysel öğrenme süreçlerini takip ederek sürekli geri bildirim sağladığını ve ders planlarının bu doğrultuda güncel tutulduğunu sözlerine ekledi.

Gelecek Nesil İçin Vizyon ve Müfredat

Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Talip Emiroğlu, gelecek nesillerin sahip olması gereken nitelikler üzerine kapsamlı bir konuşma yaptı. Emiroğlu, etik sorumluluk ve yurttaşlık bilinci yüksek gençlerin yetiştirilmesinin önemini vurguladı. Teknolojiyi ustalıkla kullanan ancak doğru ile yanlışı ayırt edemeyen bir mezun profilinin eğitim hedeflerine ulaşmadığını belirterek, eğitimde dürüstlük, çevre bilinci ve başkasının haklarına saygı gibi değerlerin merkezde olması gerektiğini ifade etti. Emiroğlu, eğitim programlarının sadece ders bazlı değil, yetiştirilmek istenen insan modeline göre tasarlanması gerektiğini savundu. 2035 ve 2050 yıllarındaki Türk gençlerini hedefleyen bir müfredatın bugünden inşa edilmesi gerektiğini belirten Emiroğlu, bu vizyonun Türkiye'nin küresel rekabetteki konumunu belirleyecek bir gerçeklik olduğunu vurguladı.

Kolektif Bir Gelecek Laboratuvarı

Konuşmasına devam eden Dr. Talip Emiroğlu, üniversitenin sadece ders anlatan veya deney yapılan bir yer değil, bir zihniyet dönüşümünün öncüsü olması gerektiğini dile getirdi. Kocaeli'nin sanayi ve teknoloji merkezinde yer almanın avantajıyla bilimi üretime dönüştürürken, çok kültürlü ve evrensel bir vizyon inşa ettiklerini belirtti. Üniversitenin, diplomadan ziyade gencin kendi hayatını yönetmesini sağlayan, yapay zekâyı bir asistan gibi kullanan ve başarısızlıktan korkmayan dirençli karakterler yetiştiren bir "gelecek laboratuvarı" olması gerektiğini savundu. Eğitimcileri, öğrencilere sadece bildiklerini aktarmayıp onlara nasıl sorgulayacaklarını ve bağımsızca nasıl ayakta kalacaklarını göstermeye davet etti.

Eğitimin Sürekliliği ve Toplumsal Katkı

TBMM İdare Amiri ve İstanbul Milletvekili Hasan Turan, Türkiye'deki yükseköğretim istatistiklerine değinerek konuştu. Türkiye'de 208 üniversitede yaklaşık 7,5 milyon öğrencinin eğitim gördüğünü hatırlatan Turan, eğitimin sadece sınıf ve sınavlarla sınırlı bir süreç olmadığını belirtti. Eğitimin ailede başlayıp hayat boyu devam eden bir süreç olduğunu vurgulayan Turan, mezunların sadece meslek sahibi bireyler olarak değil, bu süreci sürekli devam ettirerek ülkeye katkı sunan kişiler olarak yetişmeleri gerektiğini ifade etti.

Üniversitenin Gerçek Rolü ve Ekonomik Gerçekler

Beykoz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Burak Küntay, "Değişen Dünyada Türkiye" başlıklı dersinde üniversite eğitiminin sadece bir meslek edinme aracı olarak görülmemesi gerektiği mesajını verdi. Küntay, çok sayıda mezun verilmesine rağmen bazı mesleklerin pratik karşılığının düşük kaldığını, örneğin bazı teknik işlerin uzmanlık gerektiren mühendisliklerden daha yüksek kazanç sağlayabildiğini belirtti. Küntay, popüler kültürün ve medya içeriklerinin yarattığı "plaza hayatı" algısının toplumda paranın ve ihtiyacın gerçekten nerede olduğunu görmeyi zorlaştırdığını ifade etti. Üniversitenin bir iş bulma merkezi değil, bireye entelektüel birikim, farklı bir bakış açısı ve sentez yapma kabiliyeti kazandıran bir alan olduğunu vurguladı. Küntay, üniversitenin bireye vizyon katma ve dünyayı farklı açılardan yorumlama yetisi kazandıran birerer seçkinlik olduğunu belirterek, öğrencilerin üniversiteyi doğru anlayarak bu sürece başlamaları gerektiğini ifade etti.

Kapanış ve Takdimler

Programın sonunda, karşılıklı nezaket göstergesi olarak Prof. Dr. Bekir İnce tarafından Hasan Turan'a, Dr. Talip Emiroğlu tarafından ise Prof. Dr. Burak Küntay'a plaket takdimleri gerçekleştirildi. Açılış töreni, katılımcıların ortak bir fotoğraf çekimi yapmasıyla sona erdi.

Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
  • BIST 100

    12290,58%-2,40
  • DOLAR

    48,91% 0,05
  • EURO

    55,55% 0,06
  • GRAM ALTIN

    6588,96% 0,04
  • Ç. ALTIN

    10481,80% 0,00
Reklam