OKUL FOBİSİ NASIL ATLATILIR
Uzmanlar okula başlayacak çocukların stresini önlemek için velilere önemli tavsiyelerde bulundu.
2013-2014 eğitim öğretim yılı 16 Eylül Pazartesi günü başlayacak. Okul öncesi ve ilkokul birinci sınıf öğrencileri ise 09-13 Eylül tarihlerinde uyum eğitimine alınacak. Bugün binlerce minik, ilk kez okulla taşınacak. Ancak bazı çocuklarda yaşanan okul fobisi ve stres, uzmanları harekete geçirdi. Özel Medi-Ce İnegöl Hastanesi çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı Uz. Dr. Hüseyin Beytekin, çocuklarda okul stresini azaltmanın yolları ile ilgili bilgi verdi.
EVDE KUTLAMA YAPIN
Okula ilk kez adım atacak çocukların bunun stresini birkaç gün önceden yaşayabileceğini belirten Beytekin, bu stresi azaltmak gerektiğine de dikkat çekti. Anne ve babaların ilk günlerde çocuklarına kırtasiye malzemeleri ve okul kıyafetleri alırken oldukça mutlu görünmesi gerektiğinin altını çizen Hüseyin Beytekin, “Hatta okula başlamadan bir gün önce evde küçük bir kutlama da yapılabilirse öğrenciye okula gitmenin güzel bir durum olduğunun mesajı verilmiş olur” dedi.
ÇOCUK OKULA GİTMEK İSTEMİYORSA AİLE NELER YAPMALI?
Özellikle ilkokula yeni başlayan çocuklarda stresin ve okul fobisinin son derece normal olduğuna değinen Hüseyin Beytekin, “Çünkü çocuk yeni bir ortama başlama ile ilgili birçok kaygı yaşayacaktır. Öğretmenine kendisini gösterebilecek mi, arkadaşları onunla oyun oynayacaklar mı, annesi okul çıkışı kendisini almaya gelecek mi gibi sorular çocuğun zihninden geçebilir. Aileler bu süreçte sabırlı davranmalılar. Her uyum sürecinde olduğu gibi okula başlama sorunu da belirli bir süreçte aşılabilir. Çocuklarınıza okul öncesi okul ortamı ve öğretmen ilişkileri ile ilgili kendi yaşantılarınızdan örnekler verin. Başlangıçta sizin de yaşadığınız kaygıları onunla paylaşın. Okul ile ilgili negatif konuşmalardan kaçının. Mümkünse kendi okul resimlerinizi ona gösterin. Okula başlayan çocukların yaşayabileceği sorunları içeren kendinizin oluşturduğu bir öykü anlatın. Okul bittiğinde onu kimin karşılayacağını mutlaka anlatın. Belirsizlik kaygıyı artırır. O evde yokken sizin neler yapacağınızı anlatın. Çocuklar bunu çok merak ederler. Eğer evde bir kardeş varsa bu çocuğun yaşayacağı merakı artıracaktır. Bir süreliğine onunla okula gidin aşamalı olarak yavaş yavaş okula alıştıkça okuldan uzaklaşabilirsiniz” diye konuştu.
OYUNCAĞINI YANINA ALSIN
Velilerin çocuklarının kendilerinden ayrılma kaygısını azaltmak için varsa önce kendi kaygılarını saklamalarını öneren Beytekin, şöyle devam etti: “Çünkü kaygının tıpkı bulaşıcı bir hastalık gibi bulaşma özelliği vardır. Özellikle vedalaşma hüzünlü hale getirilmemeli, veliler neşeli bir şekilde çocuklarına sarılıp gülümseyerek servis, okul veya sınıf kapısından ayrılmalıdır. İlk günden başlayarak anne ve babaların iyimser olmaları gereklidir. Okul servislerinde yetişkin bir rehber bulunmasına dikkat edilmelidir. Çünkü okulda geçen güzel bir gün, güvenilir bir servisle başlar ve biter. Okulun ilk birkaç haftası her zaman için streslidir. Bu dönemlerde anne ve babalar çocuklarına daha anlayışlı ve sabırlı davranmalıdır. Onlara yetişkinlerin her sabah işe gittikleri gibi öğrencilerin de okula gitmelerinin, onların işi olduğu uygun cümleler ve ses tonuyla anlatılmalı.”
ONUNLA HER GÜN KONUŞUN
Uz. Dr. Hüseyin Beytekin, ailelerin okula yeni başlayan çocuklarına eve geldiklerinde ellerini yıkamaları gerektiği öğretmeleri gerektiğine de ifade ederek, “Bu çocukları belki daha zeki yapmaz, ancak hastalıklardan korur. Sağlıklı olmak ile başarı arasında yakın bir ilişki olduğu unutulmamalıdır. Anne ve babalar çocuklarıyla her gün eve geldiklerinde okulda neler yaptıklarını konuşmalı, bu konuda tatmin edici cevaplar almaya çalışmalı, ‘evet’, ‘hayır’ veya ‘hiçbir şey’ gibi cevapları kabul etmemelidir” dedi.
-
BIST 100
17148,87%-1,10
-
DOLAR
45,73% -0,10
-
EURO
53,38% 0,07
-
GRAM ALTIN
6686,84% 0,85
-
Ç. ALTIN
10725,86% 0,00




