Sessiz İlerleyen Hastalık Osteoporoz ve Korunma Yolları

Osteoporoz kırık oluşana kadar belirti vermeden ilerleyen bir hastalık, erken tanı önemli.

Sessiz İlerleyen Hastalık Osteoporoz ve Korunma Yolları
YAŞAM 11.08.2026 11:38:11 0

Osteoporoz: Sessiz İlerleyen Hastalık

Burtom Konur Cerrahi Tıp Merkezi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Mehmet Akif Çuhadar, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yaşam sürelerinin uzamasına bağlı olarak yaşlı nüfusun artmasıyla birlikte osteoporozun, yani kemik erimesinin, giderek daha yaygın bir sağlık sorunu haline geldiğini ifade etti. Osteoporozun kırık oluşana dek sessizce ilerleyen bir hastalık olduğuna dikkat çeken Op. Dr. Çuhadar, belirli yaşlarda kemik mineral yoğunluğunun ölçülmesini önerdi. Ayrıca günlük beslenmede yeterli miktarda kalsiyum ve D vitamini alınması, güneş ışığından faydalanılması ve düzenli egzersiz yapılmasının kemik sağlığı için elzem olduğunu vurguladı.

Kemik Dokusunun Dinamik Yapısı

Op. Dr. Çuhadar, kemik dokusunun dinamik bir yapıya sahip olduğunu ve yaşam boyu süren bir döngü içinde olduğunu belirtti. Kemiğin sürekli olarak kaybedildiğini (rezorpsiyon) ve yeniden yapıldığını (formasyon) ifade eden uzman, kemik kütlesinin gelişim sürecine de değindi. "Kemik kütlesi, doğumdan ergenliğe kadar şekillenir ve büyür. Kemiğin yapım ve yıkım döngüsü yaşam boyunca devam eder. Doruk kemik kütlesi, 20-30'lu yaşlarda aynı düzeyde muhafaza edilirken, daha sonra kayıplar başlar. Kadınlarda menopozla, her iki cinste ise yaşlanmayla kemik kaybı giderek artar" şeklinde konuştu.

Kemik Kaybının Nedenleri ve Osteoporozun Oluşumu

Kemik yapımı ve yıkımı arasındaki dengenin büyük önem taşıdığını aktaran Op. Dr. Çuhadar, yaşlanma ve menopoz dışında başka faktörlerin de kemik kaybını artırabileceğini söyledi. Bu kayıpların kemik yapımından daha fazla olması durumunda kemik kaybının başladığını ve osteoporozun ortaya çıktığını dile getirdi.

Osteoporozun Komplikasyonları ve Riskleri

Osteoporozun en önemli komplikasyonlarına ve yarattığı risklere işaret eden Op. Dr. Çuhadar, bu hastalığın kırık riskini artırdığını ve en ciddi komplikasyonunun kemik kırıkları olduğunu belirtti. Osteoporozun kırık oluşana kadar belirti vermeden ilerlediğini yineledi. Kırıkların kalça ve omurganın çeşitli bölgelerinde görülebileceğini ifade eden uzman, "Omurga kırıkları: vücut ve sırt ağrıları, boy kısalması, kifoz ve duruş bozuklukları, iç organları sıkıştıran hacim azalmasına bağlı solunum ve sindirim sorunları, imaj kaybı ve depresyon gibi psikolojik sorunlara neden olabilir. Kalça kırıkları ise yürümede sorunlar yaşatır ve hasta günlük yaşamda başkalarına veya tekerlekli sandalyeye bağımlı hale gelebilir; sosyal izolasyon ve depresyon da görülür" dedi.

Tanı Yöntemleri ve Risk Gruplarının Belirlenmesi

Tanı yöntemleri ve risk gruplarının tespiti hakkında bilgi veren Op. Dr. Mehmet Akif Çuhadar, "Aslında, kırık oluşmadan da osteoporoz tanısı konup, gerekli önlemlerle ve tedavilerle, doğacak sağlık sorunlarının önlenebilmesi de mümkün olacaktır. Öncelikle kırık için kimlerin riskli olduğunu tespit etmek, osteoporoz açısından ölçüm yapmak gerekir. İskelet sisteminde herhangi bir bölgenin kırık riski, o bölgenin kemik mineral yoğunluğu (KMY) ölçümü ile belirlenir. Günümüzde önerilen dual X-ray absorbsiyometri (DXA) yöntemi ile bu ölçümün yapılmasıdır. Dünya Sağlık Örgütü de bu yöntemi temel almaktadır. DXA ile KMY ölçümü sadece tanıda değil, kırık riskini belirlemede, ilaçla tedaviye başlama kararında, tedavi monitorizasyonunda da faydalıdır" ifadelerini kullandı.

Sonuç ve Öneriler

Op. Dr. Mehmet Akif Çuhadar, sözlerini şöyle tamamladı: "Özet olarak; osteoporoz, risk faktörleri de göz önüne alınınca aslında her yaşta ve her iki cinste de görülebilen, sessiz seyredebilen; ama önemsiz bir travmada bile kırık oluşmasına zemin hazırlayan ve sonuçta insanları bakıma muhtaç hale getirebilen bir sağlık sorunudur. Bu nedenle, hem kemik rezervini öğrenmek, hem kemik gücünü anlamak, hem de kırık riskini belirlemek açısından DXA yöntemi ile kemik mineral yoğunluğu (KMY) ölçümü yapılmalı ve belli değerlerin altındaki rakamlarda ilaç tedavisi başlanmalıdır. Yaşam süresinin, kalitesinin ve beklentisinin arttığı bir dünyada kemik sağlığı çok önem kazanmaktadır. Ölçümler sonucu ilaç tedavisi gerekse de, gerekmese de günlük beslenmede yeterli kalsiyum alınması ve güneş ışığından yararlanılması, ayrıca egzersiz yapılması da kemik sağlığı için şarttır."

Reklam
Reklam
Reklam
  • BIST 100

    17414,00%-1,11
  • DOLAR

    47,73% 0,09
  • EURO

    55,11% 0,02
  • GRAM ALTIN

    6712,27% -0,27
  • Ç. ALTIN

    10680,96% 1,02
Reklam
Reklam