Türkiye Ekonomisi 24 Çeyreklik Kesintisiz Büyüme Rekorunu Kırdı
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ekonomisinin 2026 yılında kesintisiz büyüme süresinin 24 çeyreğe ulaştığını açıkladı.
Türkiye Ekonomisindeki Süreklilik ve Ticari Atılımlar
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ekonomisinin sergilediği güçlü performans üzerine önemli açıklamalarda bulundu. Yılmaz, Türkiye ekonomisinin 2026 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,3 oranında bir büyüme kaydederek, kesintisiz büyüme süresinin 24 çeyreğe ulaşmış olduğunu ifade etti. Yapılan değerlendirmelerde, küresel ölçekte yaşanan zorlu koşullara rağmen Türkiye'nin ticari hacminin önemli ölçüde arttığı vurgulandı. Bu kapsamda, 2002 yılında 36 milyar dolar seviyesinde olan mal ihracatının, 2025 yılı itibarıyla 273,2 milyar dolara kadar yükseldiği kaydedildi.
İstanbul Ticaret Kongresi'nde Stratejik İş Birliği
"Değişen Dünyada İstikrar Paradigması: Küresel Ticaretin Sorumluluk Perspektifiyle Yeniden İnşası" başlığı altında düzenlenen İstanbul Ticaret Kongresi, geniş bir katılımcı kitlesine ev sahipliği yaptı. Etkinlik; kamu kurumları, iş dünyası, akademi ve uluslararası kuruluşların temsilcilerini bir araya getirdi. Açılış konuşmaları; Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. İsrafil Kuralay, İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Necip Şimşek ve İstanbul Ticaret Üniversitesi Düşünce ve Proje Üretim Akademisi Müdürü ve Kongre Başkanı Nazım Ekren tarafından gerçekleştirildi.
Küresel Ticaretin Dinamikleri ve Risk Yönetimi
Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD), Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) ile uluslararası iş dünyasından ve akademiden isimlerin katılımıyla düzenlenen kongrede, küresel ticaretin değişen dengeleri, jeopolitik riskler, yeşil ve dijital dönüşüm süreçleri, ticaretin normları, etik değerleri, ticari istihbarat ve ticari diplomasi gibi kritik başlıklar çok boyutlu bir şekilde ele alındı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Dr. Ceviet Yılmaz, açılış konuşmasında bu kongrenin, küresel ticarette belirsizliklerin arttığı bir dönemde Türkiye'nin üretim, ihracat ve yatırım olanaklarını değerlendirmek adına mühim bir buluşma olduğunu belirtti. Yılmaz, kongrenin seçilen temasının, yapılacak istişareleri çok daha anlamlı bir düzleme taşıdığını dile getirdi.
Küresel Ekonomideki Şoklar ve Türkiye'nin Direnci
Son yirmi yıllık süreçte küresel ekonomi ve ticaretin krizler ile şoklara daha sık maruz kaldığı bir döneme girildiğini ifade eden Yılmaz, 2026 yılında Rusya-Ukrayna savaşının yeni boyutlar kazandığını ve ABD ile İsrail ve İran arasındaki çatışmanın yarattığı enerji şokunun sadece fiyatlar üzerinden değil; üretim maliyetleri, enflasyon, lojistik, dış ticaret, finansal koşullar ve büyüme kanalları üzerinde de eş zamanlı etkiler yarattığını vurguladı. Bu durumun, küresel ekonomide şokların artık istisnai değil, sürekli olarak yönetilmesi gereken bir unsur haline geldiğini gösterdiği belirtildi. Uluslararası kurumların ve kuralların zayıfladığı bu ortamda, Dünya Ticaret Örgütü'nün 2025 yılında yüzde 4,6 büyüyen küresel mal ticaretinin 2026 yılında yüzde 1,9 oranında büyüyeceğini öngördüğü, Uluslararası Para Fonu'nun ise küresel büyümenin yüzde 3'e gerileyeceğini tahmin ettiği aktarıldı. Küresel ekonomide ağırlık merkezinin gelişmekte olan ülkelere ve özellikle doğuya kaydığı, rekabetin ise fiyatın ötesinde sanayi politikaları, teknoloji ve ölçek ekonomileri üzerinden şekillendiği kaydedildi. Türkiye ekonomisi, bu zorlu şartlar altında üretim kapasitesi ve ihracat gücüyle diğer bölgelere göre daha pozitif bir ayrışma sergilemeyi başardı.
Hizmet ve Mal İhracatında Rekor Veriler
Gayrisafi yurt içi hasılasının 2025 yılında 1,6 trilyon dolara ulaştığını, 2026 yılının ilk yarısı itibarıyla ise yıllıklandırılmış olarak 1,7 trilyon doları geçtiğini belirten Yılmaz, Türkiye'nin ekonomik büyüme grafiğini detaylandırdı. 2026 yılının ikinci çeyreğinde gerçekleşen yüzde 2,3'lük büyümenin, kesintisiz büyüme süresini 24 çeyreğe taşıdığı ifade edildi. Ayrıca, hizmet ticaretinin küresel değer zincirindeki payının her geçen gün arttığına dikkat çekildi. Türkiye'nin hizmet ihracatı, 2002 yılındaki 14 milyar dolarlık seviyeden 2025 yılında 125 milyar dolara yükselerek, ülkeyi dünyada en fazla hizmet ihracatı yapan ülkeler arasında 22. sıraya yerleştirdi. Türkiye, 63 milyar dolarlık hizmet ticareti hacmiyle bu alanda dünyada altıncı sırada yer almaktadır. 2025 yılında mal ve hizmet ihracatı toplamının 400 milyar dolara yaklaşarak rekor kırdığı belirtilirken, Ağustos ayı itibarıyla yıllıklandırılmış mal ihracatının 280 milyar doları geçtiği ve toplam ihracatın 405 milyar dolara aşacağı öngörüsü paylaşıldı.
Reel Sektöre Sağlanan Desteklerin Artışı
İhracatçılara sunulan teşvikler ve destekler hakkında konuşan Yılmaz, ihracatın daha yüksek katma değerli, rekabetçi ve geniş coğrafyalara yayılan bir yapıya kavuşması için firmaların; hazırlıktan pazarlamaya, tasarımdan küresel tedarikçiliğe kadar her aşamada desteklendiğini belirtti. Bu çerçevede, ihracatçıların finansmana erişim imkanlarının seçici bir yaklaşımla genişletildiği açıklandı. Reel sektörün her zaman destekleneceği vurgusu yapılırken, 2025 yılında mal ve hizmet ihracatına 33 milyar lira destek sağlandığı, 2026 yılında ise bu bütçenin 45 milyar liraya çıkarıldığı bilgisi verildi.
İTO Başkanı Avdagiç'in Stratejik Değerlendirmeleri
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, konuşmasında küresel ticaretin yeniden inşasında Türkiye'nin kritik bir rol üstlendiğini belirtti. Avdagiç, Türkiye'nin son 25 yılda sağladığı ekonomik istikrar, güçlü altyapı, nitelikli işgücü, ikiz dönüşümdeki kararlılık, savunma sanayiindeki birikim ve lojistik üstünlükleri gibi çok sayıda avantajı olduğunu dile getirdi. Mevcut dönemde jeopolitik ve jeoekonomik gerilimlerin, korumacı ticaretin, yüksek gümrük tarifelerinin, tedirik zinciri sorunlarının ve enerji maliyetlerindeki dalgalanmaların büyük riskler oluşturduğu hatırlatıldı. BM Ticaret ve Kalkınma Konferansı verilerine dayanarak, 2025 yılında küresel mal ve hizmet ticaretinin 35,2 trilyon doları aşarak tarihi bir zirveye ulaştığı kaydedildi. Avdagiç, korumacı politikaların ve tedarik zinciri kırılmalarının yol açtığı maliyet artışlarının dünya ticareti için ciddi bir tehdit oluşturduğunu, Dünya Ticaret Örgütü'nün küresel GSYİH'nin yüzde 6,9'a kadar gerileyebileceği ve ticaretin parçalanma riskiyle karşı karşıya kaldığını bildirdi.
Ticarette Yeni Rota ve Somut Çözümler
Avdagiç konuşmasını sürdürerek, kongrenin somut bir yol haritası sunduğunu belirtti. Soyut başlıklar yerine dört oturuma yayılmış somut çözümlerin konuşulduğunu ifade eden Avdagiç, günümüz tüccarının sadece fiyat ve kalite ile değil; finansmana erişim, enerji maliyeti, teslimat güvenilirliği, mevzuata uyum ve bilgi kapasitesi gibi kritik unsurlarla rekabet etmek zorunda kaldığını vurguladı. Bu unsurları içeren yeni bir ticaret rotasının çizilmesi gerektiği çağrısında bulunarak, Türkiye'nin bu süreçteki merkezi konumunun altını çizdi.
-
BIST 100
12290,58%-2,40
-
DOLAR
48,91% 0,05
-
EURO
55,55% 0,06
-
GRAM ALTIN
6588,96% 0,04
-
Ç. ALTIN
10481,80% 0,00




